BÖLÜMLER

FACEBOOK 'TA BİRUNİ DİŞ

AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ

Diş ile ilgili tüm cerrahi işlemlerle birlikte yüz ve çene kemiğindeki tüm patalojilerin cerrahi tedavisi ile ilgilenir. Cerrahi işlemlerin uygulanmasında hastaların konforu, var olan hastalıkları, tedaviden duydukları kaygı ve korku öncelikle dikkate alınmakta ve hastalar buna göre tedavi edilmektedir.

  • Ağız İçi Yumuşak Doku Lezyonlarının Tanı ve Tedavisi
  • Çene Kemiği Patolojilerinin Tanı ve Tedavisi
  • Diş Çekimleri
  • Gömülü Diş Çekimleri
  • Kist Operasyonları
  • Dental İmplantlar
  • İmplant Destekli Çene-Yüz Protezleri
  • İmplant Üstü Protezler
  • Kemik Ogmentasyonu
  • Sinus Lifting
20 YAŞ DİŞİ CERRAHİSİ

20 Yaş DişYirmi yaş dişleri diş dizisinin en arkasında yer alan, üçüncü büyük azı dişleridir. Genellikle yirmili yaşlarda süren bu dişler çoğu zaman çenedeki yer darlığı, sürme pozisyonundaki sapma veya ilgili bölgedeki kemik yoğunluğu gibi sebeplerle kısmen sürmekte veya çene kemiği içinde gömülü durumda kalmaktadır.

Yirmi yaş dişi cerrahisi yeni materyal ve tekniklerle ağrısız ve problemsiz olarak kolayca yapılabilmektedir. Bu sayede 20 yaş dişi çekimleri korkulu bir rüya olmaktan çıkmıştır. Özellikle bu konuda uzman Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Cerrahlarımız için 20 yaş dişi cerrahisi çok basit ve kolaylıkla uygulanabilen operasyonlardır.

GÖMÜLÜ DİŞ TEDAVİSİ

Gömülü DişDişlerin köklerinde veya çene kemiğinin herhangi bir bölgesinde gelişebilen normalin dışındaki patojen yapılara kist denilir.

Kist operasyonları zamanında yapılmaz ve kist uzun zaman çene içerisinde kalırsa çene kemiğinde ciddi deformasyonlara neden olabilmektedirler. Bu nedenle tespit edilen kistlerin en kısa sürede çene cerrahı tarafından cerrahi olarak çıkarılmaları gerekir.

Bazı kistler çok büyük olup çenenin kırılmasına neden olabilirler. Bu nedenle çene cerrahlarımız işlem öncesinde volumetrik tomografi isteyerek kistin neden olduğu kemik kaybını önceden tespit etmek isterler. 3D tomografi sayesinde çene kistinin sınırları çok net belirlenip cerrahisi de çok daha güvenli bir şekilde yapılır.

KİST OPERASYONLARI

Dişlerin köklerinde veya çene kemiğinin herhangi bir bölgesinde gelişebilen normalin dışındaki patojen yapılara kist denilir.

Kist operasyonları zamanında yapılmaz ve kist uzun zaman çene içerisinde kalırsa çene kemiğinde ciddi deformasyonlara neden olabilmektedirler. Bu nedenle tespit edilen kistlerin en kısa sürede çene cerrahı tarafından cerrahi olarak çıkarılmaları gerekir.

Bazı kistler çok büyük olup çenenin kırılmasına neden olabilirler. Bu nedenle çene cerrahlarımız işlem öncesinde volumetrik tomografi isteyerek kistin neden olduğu kemik kaybını önceden tespit etmek isterler. 3D tomografi sayesinde çene kistinin sınırları çok net belirlenip cerrahisi de çok daha güvenli bir şekilde yapılır.

SINUS LIFTING

Sinüs cerrahisi üst çenede uygulanan bir işlemdir. Üst çenesinde eksik dişleri olan kişilerde bazen maxiller sinüs dediğimiz boşluklar yer çekimine bağlı olarak aşağıya doğru sarkar. Bu sarkma sonucu çene kemiklerinde erimeler olur. Kemikler eridikçe eksik diş bölgesine implant uygulanacak yeterli kalınlıkta kemik kalmaz. Böyle durumlarda sinus cerrahisi yapılarak sarkmış olan sinus tabanı yukarı kaldırılır ve implant için gerekli olan kemik desteği elde edilir.

IMPLANT

implantİmplant, çeşitli nedenlerle kaybedilen dişlerin yerine onların fonksiyon ve estetiğini tekrar sağlamak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen yapay diş kökleridir.Fiziksel olarak yüz estetiğinin ayrılmaz ve bütünlüğünü sağlayan bir parçası olan dişler, yaşanılan kayıplar sonucu psikolojik ve sosyal çevre bakımından rahatsızlıklara neden olabilir. Bu etkenlerin dışında beslenme, sindirim sorunları ve konuşma bozukluklarına da yol açtığı gözlenmektedir. Diş eksiklikleri, doğal dişlere bağlı köprü protezleri veya çıkarılıp takılan hareketli protezler gibi klasik yöntemler ile tamamlandığı gibi implant destekli protezlerle de yapılabilir.

Uzman hekimlerimiz eksik olan diş tedavisi tek diş için uygulanacaksa köprü ile restore edilmesindense, implant ile tedavi edilmesi daha koruyucu olacağından tavsiye etmektedir.

AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ HAKKINDA MERAK ETTİKLERİNİZ
  • Çekim yarasının üzerine konan tampon yarım saat kadar tutulmalıdır.
  • Ağız suyla çalkalanmamalıdır.
  • Çekim sonrası iki saat boyunca herhangi birşey yenmemeli, çok sıcak ya da soğuk yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
  • 24 saat sigara içilmemelidir. Sigara pıhtının bozulmasına ve yara yerinin iltihaplanmasına neden olabilir. Kuru soket denen bu durum uzun süre ağrıya sebep olur.
  • Hiç bir şekilde çekim yerine dokunulmamalı, yara bölgesi emilip tükürülmemelidir.
  • Ağrı olursa aspirin dışında bir ilaç tercih edilmeli, mümkünse bunun için hekime danışılmalıdır.
  • Çekim yeri mutlaka temiz tutulmalıdır. Çekimden 24 saat sonra, yumuşak bir diş fırçasıyla bölge yavaşça fırçalanmalıdır.
  • Kanamanın hafif bir sızıntı halinde 6- 24 saat sürmesi normal kabul edilmektedir. Ancak aşırı bir kanama varsa ya da bu süre aşılmışsa mutlaka dişhekimine başvurulması gerekir.
  • Aynı şekilde, uzun süren ağrı şişlik durumlarında da hekime haber verilmelidir.

Çenelerdeki kistler çoğu kez diş kaynaklıdır. Diş kökü etrafında oluşabilen bu kistler tedavi edilmezlerse büyük boyutlara ulaşabilirler. Kök ucunda kisti olan hastalarda dişin çekilmesi tedavi için yeterli değildir. Diş çekilip kist kemik içinde bırakılırsa bu kist büyümeye devam ederek büyük hacimlere ulaşmaktadır. Bunun sonucunda ise çok sayıda dişin de çekiminin gerektiği bir durum ortaya çıkabilir.

Dental implantlar cerrahi işlemle çene kemiğinde yapılması planlanan implant için uygun pozisyonda, çapta ve uzunlukta yuvalar açılarak yapılır. İmplant yerleştirilmesi cerrahi bir işlem olduğundan dolayı kullanılan malzemelerin ve ortamın sterilizasyon şartlarının sağlaması en önemli kriterlerden birisidir. İmplant cerrahisi için lokal anestezi yani sadece çalışılan bölgenin uyuşturulması yeterlidir.

Büyüme gelişme çağını tamamlamış genel sağlık durumu iyi olan hastalarda kemik yapısı uygunluğu değerlendikten sonra implant uygulanabilir. Sistemik rahatsızlığı olan hastalarda konsültasyon gerekmektedir. Uygun miktarda kemik olmadığında radyolojik ve klinik muayene sonrası ilgili bölgede kemik oluşturma işlemleri (ogmentasyon, kemik grefti uygulaması, kemik tozu ) yapılarak kemik hacmi istenilen boyutlara çıkarılabilir.